Yasal Bakımın Ötesinde: Radikal bakım (Radical care)

Foto: Kvinnocenter

Bakımda kimin ihtiyaçları temel alınır? Didem Yıdırım, bakım organize etmenin radikal bir yolu hakkında konuşmak için kadın merkezi ve k.ö.k’le buluşuyor.

Tamara Kneese ve Hi`ilei Julia Kawehipuaakahaopulani Hobart, Radikal Bakım: Güvenli Olmayan Zamanlar İçin Hayatta Kalma Stratejileri başlıklı makalelerinde şöyle yazıyor:

Bakım, doğrudan otonom eyleme ve hiyerarşik olmayan kolektif çalışmaya dayalı vaatler içerir. Bakım, sadece kendini koruma kudreti olarak işlev görmek yerine, marjinal toplumların hayatta kalmasıyla da ilgilidir; çünkü modern radikal politika ve aktivizmle yakından bağlantılıdır. 

Dünyanın her yeri için geçerli olmak üzere, insanlık olarak kesinlikle belirsiz zamanlarda yaşıyoruz ve Stockholm banliyölerinden birindeki bir kadın merkezinde günlük yaşamda radikal bakım (radical care) uygulamalarının güzel bir örneğine rastlıyoruz. Bu durum, radikal bakımın bazı hayatları diğerlerinden daha güvensiz kılan bir dünyada, kolektif bir bilincin hayatta kalmak için ne kadar gerekli olduğunu düşündüğümüzde aslında hiç de şaşırtıcı değil.

Kvinnocenter Tensta–Hjulsta, (kadın merkezi Tensta–Hjulsta) 1997’den beri Tensta’da faaliyet gösteren ve kadınlara pek çok farklı şekilde alan açan bir dernek. Birkaç yıl önce, dernek üyelerin deneyimlerine ve kadın merkezinin mekânsal bağlamına dayanan feminist bir sanat oluşumu olan k.ö.k ile iş birliği yapmaya başladılar. Açılımı ”kvinnor önskar kollektivitet” yani ”kadınlar kolektivite istiyor” olan k.ö.k, kadın merkezi çatısı altında oluşturulmuş ve derneğin kadınlar için bir topluluk ve buluşma alanı yaratma prensiplerine dayalı bir platform. Hiyerarşik olmayan bilgi alışverişi, topluluğun temel taşlarından birisi. Sanatçı, profesör ve k.ö.k’ün kurucularından birisi olan Petra Bauer, gerçekleştirdikleri tüm aktivitelerin kadın merkezinin halihazırda yaptıklarına dayandığını vurguluyor ve k.ö.k olarak biz, kadın merkezinde yapılanları görünür hale getiriyoruz ve zaten var olan belirli öğeleri geliştiriyoruz; var olan bir dernek çerçevesinde kurulmuş feminist bir düşünce oluşumuyuz, diye ekliyor.

Kadın merkezi dernek başkanı Hero Rashid, aralarındaki bu iş birliğinin her iki tarafa da pek çok yeni çalışma yöntemi ve deneyim kazandırdığını ve bunu yaparken de iki organizasyon arasındaki kız kardeşlik bağlarını güçlendirdiğini söylüyor. Petra, bakım ve radikal bakım arasındaki farkı şöyle açıklıyor:

– Bakım veya İngilizce ‘deki yaygın kullanımıyla ”care” ve İsveççe ‘deki kullanımıyla ”omsorg”, genellikle sizin dışınızda biri tarafından tanımlanan bir şeyi ifade eder; bu tip bir bakımda ihtiyaçlarınızı tanımlayan ve belirleyen bir başkasıdır. Bir hastaneye veya sağlık merkezine yolunuz düştüğünde olduğu gibi, bakıma ihtiyacınız olup olmadığına uzmanlar karar verir. Bu durum pandemi sırasında daha da belirginleşti mesela, bu süreçte pek çoklarımız için, ne çeşit bir bakıma ihtiyacımız olup olmadığına ve bu bakımın bize verip verilmeyeceğine başkaları karar verdi. Diğer bir örnek de sundukları bakımın kriterlerini karşılayıp karşılamadığınızı değerlendiren ’evde bakım’ (hemtjänst) hizmeti mesela. Öte yandan, radikal bakım, neye ihtiyaç duyup duymadıklarına kendileri karar bir veren bir topluluk tarafından organize edilir ve topluluk dışından hiç kimsenin bu konuda bir söz söylemeye hakkı yoktur.

Radikal bakım büyük ölçüde praksise dayalıdır, Hero Rashid, radikal bakımın kadın merkezinde pratik olarak nasıl işlediğini şöyle anlatıyor:

– Radikal bakım sağlamak, bizim organizasyonumuzun temel taşlarından birisi. Mesela ben hafta içleri ’yardım görevlisi’ (biståndshandläggare) olarak çalışıyorum ve işimi yaparken toplumun sorumluluğu olan bir organize bakım dâhilinde, insanlara mevzuata göre bakım sağlıyorum. Ama kadın merkezinde bizler, bir karşılık talep etmeden, kendi kaynaklarımız el verdiğince radikal bakım veriyoruz ve alıyoruz. Mesela siz benim sorunlarımı dinlemeye isteği gösteriyorsunuz, yahut acı çektiğimde ya da kendimi kötü hissettiğimde omzumu sıvazlayacak zamanınız ve enerjiniz var… Burada sözü edilen toplumdan alamadığınız ama başka bir insandan alabileceğiniz bir şeyler. Kadın merkezinde olan budur ve kadınların kimse onlardan böyle bir şey istememişken, birbirlerine bu şekilde destek olması derneğimizin kuvvetidir.

Radikal bakım günümüzde pek çok açıdan önem taşıyor. Eğer toplumun çeşitli kesimlerinde ve tüm gruplarda radikal bakım yaygınlaşsaydı, toplumda birçok şeyin şu anda olduğundan farklı görüneceğini söylüyor Petra. Burada anlatmak istediği şey, birbirimizin ihtiyaçlarını görmemiz gerektiği ve bu anlamda her şey eşit olarak olmasa da ihtiyacımız ölçüsünde almamız gerektiğine ve aynı zamanda verme kudretimize ve yapabilirliğimize göre de vermemiz gerektiğine inanıyor.

– Herkeste verme kudreti olmayabilir. Kadın merkezinde birbirimizin farklı ihtiyaçlarını dikkate almaya çalışmamızın çok güzel olduğunu düşünüyorum ve bence bu Corona zamanlarında daha da netleşti. Kadın merkezindeki icraatın toplum için bir model haline geldiğini görmek isterim, diyor.

Radikal bakım göstermek çok kolay olmayıp, kişiden pek çok şey talep eden bir şey olsa da aynı zamanda birlikte öğrenebileceğimiz de bir şey. Hayır işi yapmaktan daha çok dayanışma gösterebilmekle alakalı. Geçen sene çağdaş sanat kolektifi Ruangrupa, Kungl. Konsthögskolan, kadın merkezi ve k.ö.k tarafından düzenlenen bir radikal bakım atölyesine katılma fırsatım oldu ve benim için oldukça önemli bir deneyimdi. Petra, bu atölyenin en önemli hedeflerinden birinin kadın merkezin özünde neler yaptığını görünür kılmak olduğunu söylüyor.

– Ortaya bir çeşit lamba veya büyüteç koyup şöyle demek; şimdi buraya bakın ve burada neler yapıldığını görün. Bunun amacı hem yapılanları görünür kılmak hem de aslında başkalarıyla paylaşmak. Belki de bu şekilde bir şeyleri değiştirebilir ve birbirimizle nasıl ilgi gösterdiğimiz üzerine düşünebiliriz. Ben burada her şekilde, nasıl sosyalleştiğimizden, nasıl yemek yaptığımızdan, kişisel deneyimlerimizi nasıl paylaştığımızdan bahsediyorum. Bu atölyeyle ilgili bizim için fazlasıyla önemli olan başka bir şey de kadın merkezine gelen kadınlardan pek çoğunun daha önce atölyenin gerçekleştiği takımadada bulunmamış olmasıydı. Sanat akademisiyle yaptığımız iş birliği ekonomik olarak bunu mümkün kıldı. Yani bizim için önemli olan üç şey var; kadın merkezinde hali hazırda var olanı görünür kılmak, bunu başkalarıyla paylaşmak ve birbirimizden öğrenmek ve son olarak da kaynakların aktif bir şekilde yeniden dağıtılması.

Radikal bakım, genellikle karanlık zamanlarda umut aşılayıp, olumlu bir politik dönüşümle bağlantılı olarak okunsa da olası olumsuz etkileri de hâlâ tartışılmaktadır. Radikal bakım sistematik eşitsizlik ve güç yapılarından ayrılamaz olduğu için, toplumsal ihmali telafi etmek adına, yeni ücretsiz işgücü biçimlerinin oluşmasına yol açabilir.
Ancak içinde bulunduğumuz şu durumda; hali hazırda devam eden bir küresel salgın, ekonomik krizler, ekolojik çöküş, savaşlar ve dünyanın dört bir yanındaki yerlerinden edilmiş insanlarla karşı karşıya olduğumuza göre, radikal bakım yine de ileriye dönük aydınlık bir yol sunuyor.

Didem Yıldırım • 2021-02-03
Didem Yıldırım, Türkiyeli sergi yapımcısı ve dramaturg. Çoğunlukla güncel sanat, tiyatro ve kültür üzerine yazılar yazıyor.


Lyktan diller arası etkileşime özel ilgi duyan, çokdilli bir kültür dergisidir. ”Herkes icin sanat” esasından yola çıkarak sanat, kültür ve çokdillilik üzerine yazılar üretiyoruz. Siyasi ve dini olarak serbetst bir yapıdayız ve proje sahibi Konstfrämjandet Västmanland ile birlikte bağımsız olarak yönetilmekteyiz.

Radikal omsorg – Bortom den lagstadgade vården

Foto: Kvinnocenter

Vems behov styr vården? Lyktans Didem Yildirim träffar Kvinnocenter och K.ö.k. och undersöker ett radikalt nytt sätt att organisera omsorg på.

Tamara Kneese och Hi`ilei Julia Kawehipuaakahaopulani Hobart skriver i artikeln Radikal Omsorg: Överlevnadsstrategier för osäkra tider:

Omsorg innehåller radikala löften genom en grund i autonom direkt handling och icke–hierarkiskt kollektivt arbete. Istället för att bara fungera som en kraft för självbevarande handlar omsorg om överlevnaden av marginella samhällen eftersom den är nära kopplad till modern radikal politik och aktivism.

Vi lever definitivt i osäkra tider i hela världen och ett bra exempel på radikal omsorgspraxis i vardagen finns på ett kvinnocenter i förorten, vilket inte är förvånande med tanke på att omsorgen är nödvändig för kollektiv överlevnad i en värld som gör vissa liv mer osäkra än andra.

Kvinnocenter Tensta–Hjulsta är en förening som är aktiv i Tensta sedan 1997 och skapar plats för kvinnor på många olika sätt. För några år sen började de samarbeta med k.ö.k som bygger en feministisk konstinstitution med utgångspunkt i medlemmarnas erfarenheter, platsen och sammanhanget med Kvinnocenter. K.ö.k står för kvinnor önskar kollektivitet och det är en plattform inom ramen för Kvinnocenter som bygger på deras idé om att skapa en mötesplats och ett community där kan möta andra kvinnor. Icke hierarkiskt kunskapsutbyte är en av gemenskapens grundstenar. Petra Bauer, konstnär, professor och en av initiativtagarna till k.ö.k, betonar att allt vi gör utgår ifrån vad Kvinnocenter redan gör. Vi synliggör och bygger vidare på specifika delar som redan finns; vi är en feministisk tankeplats inom ramen för en existerande förening.

Kvinnocenters ordförande Hero Rashid berättar att samarbetet förde med sig många bra arbetsmetoder och erfarenheter till båda parterna som också blev starkare i detta systerskap. Petra berättar om skillnaden mellan omsorg och radikal omsorg:

– Omsorg, eller det som på engelskan brukar kallas för ”care” och på svenska ”vård”, är oftast nånting som definieras av någon annan än du själv; det är någon annan som definierar och avgör ditt behov. Såsom när du besöker ett sjukhus eller en vårdcentral så avgör experter om du har behov av vård eller inte. Vilket varit än tydligare under pandemin. Någon avgör om och vilken vård och omsorg du behöver och kan få. Ytterligare ett exempel är hemtjänsten som avgör om du uppfyller kriterierna eller ej för den omsorg de erbjuder. Radikal omsorg är å andra sidan organiserad av ett community, där det är gruppen som avgör själva vad som behövs eller inte behövs, det är ingen annan som säger det.

Radikal omsorg bygger mycket på praxis och Hero Rashid berättar hur omsorgsarbetet går till rent praktiskt på Kvinnocenter:

– Det är inbyggt i vår organisation att ge radikal omsorg. Om man tänker på den här organiserade omsorgen som är samhällets ansvar som jag jobbar med på vardagar som biståndshandläggare, jag ger omsorg utifrån lagstiftningen men här på kvinnocenter ger man radikal omsorg utan att kräva motprestation, utifrån dina egna resurser, om du har lust att lyssna på mina problem eller om du har tid att klappa mig på axeln när jag har ont eller när jag mår dåligt, det som man inte kan få från samhället men kan få från en annan människa. Det är det som händer på Kvinnocenter och det är en styrka för vår verksamhet att kvinnorna ger varandra stöd utan att liksom någon ber om det.

Radikal omsorg är angeläget idag på många olika sätt och Petra säger att mycket skulle se annorlunda ut om en sådan radikal omsorg visades i flera delar av samhället och i alla grupper. Hon menar att vi behöver se till varandras olika behov, och att allt inte behöver vara lika i den bemärkelsen utan att vi borde få utifrån de behov vi har, men också ge utifrån vår förmåga.

– För alla har ju inte förmåga att ge. Jag tycker att det är väldigt fint på kvinnocenter hur man försöker ta hänsyn till varandras olika behov. Jag tycker att detta blivit än tydligare under Coronatider. Jag skulle gärna se att det som praktiseras på kvinnocenter blev en modell för samhället i stort, säger hon.

Att visa radikal omsorg är inte enkelt utan kräver mycket av en men det är något man kan lära sig tillsammans. Det handlar mer om att visa solidaritet och mindre om välgörenhetsarbete. Jag hade möjlighet att delta i en workshop om radikal omsorg som arrangerades av k.ö.k, Kvinnocenter, i samarbete med konstnärskollektivet Ruangrupa och Kungl. Konsthögskolan, vilket blev en viktig upplevelse. Petra berättar att en av workshopens viktigaste mål var att synliggöra vad Kvinnocenter praktiserar i sin essens.

– Att sätta nån slags lampa och förstoringsglas och säga; titta här nu vad som sker och vad som redan äger rum. Att både att synliggöra det och dela med sig av det till andra. Kanske kan vi på så sätt förskjuta nånting, och reflektera över hur vi tar hand om varandra. Och här menar jag på alla sätt och vis, alltifrån hur vi umgås, hur vi lagar mat, hur vi pratar om personliga erfarenheter. Det som också var jätteviktigt för oss är att många kvinnor som kommer till Kvinnocenter och k.ö.k aldrig hade varit ute i skärgården där workshoppen ägde rum, samarbetet med Kungl. Konsthögskolan möjliggjorde det. Så tre saker är viktiga för oss; dels att synliggöra det som redan finns på Kvinnocenter, dela med oss av det med andra och lära oss av andra och sedan en aktiv omfördelning av resurser.

Även om radikal omsorg ofta är kopplad till en positiv politisk förändring genom att ingjuta hopp i mörka tider, diskuteras fortfarande möjliga negativa effekter. Eftersom radikal omsorg är oskiljaktig från systemisk ojämlikhet och maktstrukturer skulle den kunna leda till nya former av obetald arbetskraft för att kompensera för samhälleliga försummelser. Men när vi nu står inför en pågående pandemi, ekonomiska kriser, en ekologisk kollaps, krig och omplacerade människor i hela världen stakar radikal omsorg ut en ljus väg framåt.

Didem Yildirim • 2021-02-03
Didem Yildirim är utställningsproducent och dramaturg från Turkiet. Hon skriver mest om samtidskonst, teater och kultur.


Lyktan är en flerspråkig kulturtidskrift med ett särskilt intresse för mötet mellan språk. Med utgångspunkt i ”konst för alla” skriver vi om konst, kultur och flerspråkighet. Vi är politiskt och religiöst obundna och drivs fristående med Konstfrämjandet Västmanland som huvudman.